Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir hakkındaki tartışmalarda bir WhatsApp anketinin “öğrenci iradesi” olarak okunup okunamayacağı, sayının kendisinden önce yönteme bağlı. 31 Ağustos tarihli dijital delil raporu, anket olumlu oy topladıktan sonra en az 10 kişinin daha olumlu oy vermesi gerektiği yönünde bir mesaj bulunduğunu kaydediyor.
Bu mesajın kesin olarak gösterdiği şey sınırlı fakat önemlidir: olumlu oy sayısının büyümesi istenmiştir. Bunun ötesinde sahte hesap, zorla oy kullandırma veya suç sonucu kurulamaz. Yine de bir anketin tarafsız görüş ölçümü olduğu iddia ediliyorsa, belirli seçeneğin artırılması için yapılan çağrının yöntem notuna dahil edilmesi gerekir.
Temsilin ikinci pusulası seçeneklerin dilidir. Dosyada olumlu seçeneğin “haklarımız” ve “mücadele” gibi kolektif ve değer yüklü kavramlarla, diğer seçeneğin ise desteğe ihtiyaç duymama şeklinde formüle edildiği belirtiliyor. Bu, kampanya dili için olağan olabilir; fakat nötr ölçüm bakımından seçeneklerin aynı duygusal ağırlıkta olmadığını gösterir.
Üçüncü pusula katılım tabanıdır. Kaç öğrenci vardı, kaç kişi ankete erişti, kaç kişi oy kullanmadı, oy verenler hangi gruptan geldi? Bu sorular cevaplanmadan 34-0 gibi bir sonuç bütün öğrencilerin görüşüne genellenemez. Bozdemir aleyhinde toplu bir kanaat ileri sürüldüğünde, bu genellemenin yöntemsel dayanağı da kamuoyuna açık olmalıdır.
Grubun yalnız yöneticilerce mesaj gönderilebilen bir yapıda görünmesi, iletişim bağlamını tamamlar. Bu teknik ayar herhangi bir hukuka aykırılık veya baskı kanıtı değildir; fakat anketi ve takip mesajlarını kimlerin görünür hale getirebildiğini anlamaya yarar. Sonucun serbest tartışma ortamında mı yoksa yönetici kontrollü duyuru kanalında mı üretildiği temsil tartışmasında önemlidir.
Yayın grubumuz medya savaşı değil, doğrulama istiyor. Özel veya doğrulanmamış materyalleri açıklamıyoruz; adalet ve gazetecilik etiği gereği gerekli yerde susuyoruz. Ancak doğrulanabilir kayıt yanlış bir algıyı düzeltebiliyorsa bunu sınırlarıyla yayımlıyoruz. Ölçülü ve hukuka bağlı tutumumuzun kişisel ifşa ya da misilleme çağrısı olarak yorumlanmaması gerekir.
Bu nedenle bugün söylenebilecek sağlam sonuç şudur: ek olumlu oy çağrısı temsil iddiasını yöntemsel olarak zayıflatabilecek bir faktördür; fakat anketin hangi amaçla kullanıldığı ve tam iletişim geçmişi bilinmeden daha ağır hukuki sonuçlara gidilemez. Doğru yön, tam kayıt ve şeffaf yöntem bilgisidir.